 |
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
1878 yılından beri Aydın'da hizmet veren Meşhur Kebapçı Hacı Oğulları şimdi beşinci nesil tarafından işletiliyor.
Yüzyılı aşkın süredir Aydın'lıların adeta damak zevki olan tarihi mekanımızı hiç bozmadık. İki katlı küçük mekanımızda eski yılları yad ederek kebabınızı yiyebilirsiniz.
Basında Biz
-
Aydın’da kimse kimseye efelenmez ama, kentin tarihinde efeler baş köşede oturmaktadır. Çakırcalı Mehmet Efe, Atçalı Kel Mehmet Efe, Yörük Ali Efe, Demirci Mehmet Efe en çok bilinenleriydi. Bunların kimi namus, kimi kan davası, kimi intikam, kimi adaletsizliğe isyan edip dağa çıkan kanun kaçaklarıydı. Ama her biri zamanla efsaneleşti, bileği bükülmez kahramanlara dönüştü.
O dönemden bugüne efeler kalmadı ama, Hükümet Bulvarı’ndaki Kebapçı Hacıoğulları varlığını sürdürdü. Kentin bu ilk kebap salonunu, 1878’de Halepli Mustafa Güçel açtı. Tam 130 yıl aynı yerde, aynı işi yapan ender mekanlardan biri oldu. Şimdi işin başında beşinci kuşak var. Dördüncü kuşaktan 84 yaşındaki Mehmet Usta ise arada bir gelip müşterilerle anılarını paylaşıyordu.
Hacıoğulları’nda bir tek Hacı Kebap hazırlanıyordu. Şişe geçirilmiş küçük köfteler, kare kare kesilmiş lavaşın üstüne çekiliyor, üstüne eritilmiş halis tereyağı gezdiriliyor, maydanoz, közlenmiş biber ve domates konarak servis ediliyordu. Bu yalın kebap oldukça lezzetliydi. Burası kentin yeme-içme müzesiydi sanki.
Mehmet Yaşin (Hürriyet Gazetesi - 16 Mart 2008)
-
Aydın'da 129 yıllık "Meşhur Kebapçı Hacı Oğulları" ağırladığı İsmet İnönü, Celal Bayar, Adnan Menderes gibi ünlülerin uğrak yeri olarak biliniyor. 82 yaşındaki Mehmet Seferi Güçel, işyerindeki tahta merdivenleri İsmet İnönü, Celal Bayar, Adnan Menderes gibi birçok tanınmış kişinin kullandığını ve buranın ünlülerin uğrak yeri olarak bilindiğini ifade etti.
Güçel, Adnan Menderes'i anlatırken, "Aydın'da orta mektepte öğrenciyken gelirmiş. Babam tebeşirle tahtaya işaretlermiş. Adnan Bey'in babası haftada bir gelir, hesabı ödermiş. Başbakan olduğunda da uğrardı. Ben çok servis yaptım kendisine. Yanında koruması olmazdı. Ceketini duvardaki çiviye asar, manşetli gömleğinin kollarını sıyırır, ellerini leğenin içinde ova ova yıkardı. Onun tabağı ayrıydı. Eliyle yerdi kebabı, öyle severdi. Masalarda ayrı gayri olmazdı, erken gelen istediği yere otururdu. İsmet İnönü 1947'de havuzların açılışına geldi. Orada yemek, ikram yok. Bizim kebaplardan paketledik, gelip aldılar. Buzdolabı o yıllarda olmadığı için 8 kiloğram kıyma işlenir, kebap bazen sabah saatlerinde bile biterdi. Geçmişin tatlı anıları beni bugün dimdik ayakta tutuyor. Şimdi öz varlıklarımızı kaybettik, artık usta yetişmiyor. Ben 50 yıl sonra, dükkanıma hırsızlar yüzünden kepenk yaptırdım" dedi.
(Bugün - 5 Mart 2007)
|
|
 |
 |
 |
|